1 Bu ayki human reproduction dergisinde yayınlanan araştırmada, anne karnında bebeğin etrafını saran amnion sıvısında da kök hücrelerin bulunabileceğini bildirmişler. Yaptıkları çalışmada ilk defa buldukları bu tip hücreleri özel boyama yöntemleriyle boyadıkları zaman kök hücrelerle aynı özelliklerde olduğunu görmüşler. Bu hücrelerde ayrıca sinir hücreleri yönünde değişim olduğunuda gözlemlemişler. Başka ne tür hücrelere dönüştüklerinin henüz bilinmediğini bildirmişler. Gelecekte hasar gören organların transplantasyona gerek kalmadan kök hücrelerini kullanarak tedavi edilmesi büyük umutlarla beklenmektedir. Kök hücreler için başka bir kaynağın daha bulunmasının önemli bir gelişme olduğu da bildirilmiş. İnşallah bu konudaki görüşlerinizi açıklarmısınız?
13.07.2003 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
2 Embriyo hücrelerinden laboratuar koşullarında kulak hücresi üretilmiş. Efendimiz bu çalışma duyma özelliğini tümüyle yitirmiş milyonlarca insan için bir umut ola bilir mi? Duyma özelliğini tümüyle yitiren birisi aynı zamanda hiç duyma siniri kalmamış kişimidir? Duyma yeteneğinin olmaması genetik bir olay mıdır? Genetikse duymayı sağlayan genin bulunmasıyla duyma yetisi çözüle bilir mi ?
10.02.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
3 İskoç Bilim Adamları, kanser hücrelerini “kandırarak” kendi kendilerini öldürmelerini sağlayan yeni bir tedavi yöntemi geliştirdiklerini açıklamışlar. Efendimiz bu konudaki değerli açıklamalarınızı bekleriz.
25.02.2002 tarihinde Aydın'dan Fuat Köksal tarafından sorulmuştur
4 ABD’li bilim adamları, memeli hayvan hücrelerinden örümcek ipeği yaptıklarını açıklamışlar. Efendimiz bilim adamlarının böyle bir şeyi başarması mümkünmüdür? Bu konudaki değerli Açıklamalarınızı bekleriz.
17.02.2002 tarihinde Adana'dan Kemal Genç tarafından sorulmuştur
5 Muhterem Efendimiz, inşallah bize insanın ruhunun ve nefsinin ne zaman verildiğini ve fizik vücud tarafından tutulduğunu anlatır mısınız? Bu elektromanyetik alanın oluşması için belirli bir hücre sayısına ihtiyaç var mıdır?
05.08.2001 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
6 Efendimiz bilim adamları duyma kaybını önleyebilecek hatta duyma özürlü kişilere duyma yeteneğini tekrar kazandırabilecek "kulak hücresi" yapmayı başardılar.Efendimiz böyle bir şeyin olması mümkün müdür ?
01.07.2001 tarihinde Aydın'dan Mehmet Bey tarafından sorulmuştur
7 "Hücresel sinir ağı" olarak adlandırılan çip biyonik gözün temelini oluşturuyor.Biyonik gözü beyinin karmaşık sinir ağına bağlamak bilim adamlarının önündeki en büyük iş.Efendimiz göremeyenler için büyük bir umut olan bu çalışma sizce bir sonuca ulaşabilir mi?
01.07.2001 tarihinde İstanbul'dan Kemal Erişçi tarafından sorulmuştur
8 Canlıları oluşturan hücreler de, atom ve moleküllerden oluştuğuna göre, neden bir taş cansız iken bir bitki canlı oluyor? Hücrelere canlılık kazandıran atomların hangi özelliğidir?
09.09.2001 tarihinde Bir Bayan Dinleyici tarafından sorulmuştur
9 Bilim adamları zorlu uzay koşullarını labarotuvardalarda oluşturup, basit hücreler yaratmışlar. Dünya'da yaşamın, yıldızlar arası uzayda oluşan ve meteorlar,hatta toz zerrecikleri gibi araçlarla gezegenimize taşındığı iddalarına destek olduğunu belirtiyorlar.Efendimiz bilim adamlarının bu çalışmaları hakkında görüşleriniz nelerdir?
23.09.2001 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
10 ABD’nin Virginia Eyaleti’nin Blacksburg kentinde bulunan genetik teknolojisi araştırma merkezi bilim adamları,kurutulmuş bir insan hücresini 8 gün sonra yeniden hayata döndürmeyi başarmışlar. Glikanın bu koruyucu özelliği nakillerde kullanılacak organlar ve kanlar soğutularak saklanmak zorunda kalmayacakmış. Efendimiz bilim adamlarımızın bu çalışması hakkında ne buyurursunuz ?
07.04.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
11 Amerikalı bilim adamları, uzay boşluğunun son derece soğuk şartlarına benzer laboratuar ortamında ilkel hücreler üretmeyi başarmış. Bilim adamları bu yapıların, zamanla ilkel bir yaşam türüne dönüşen, kendi kendine çoğalan moleküllerin muhafaza edilmesinde önemli bir rol oynadığına inanıyorlarmış. Efendimiz böyle bir şeyin olması mümkün müdür?
28.04.2002 tarihinde Anara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
12 Bilindiği gibi immunoterapi bağışıklık sistemini kullanarak kanserli hücreleri yok etmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. İlerlemiş tümörlerde BCG aşısı ile verilen zayıflatılmış bakterilerde bazı değişiklikler, mesela genetik değişiklikler yaparak daha güçlü bir şekilde bağışıklık sistemini uyararak, bu tür tümörleri tedavi etmek mümkün olabilir mi? Konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
15.12.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
13 İngiliz bilimadamları, laboratuarda kemik hücresi geliştirmeyi de başarmış. Gelişme, başta romatizma olmak üzere pek çok kemik hastalığı ve dolayısıyla da sakatlığın tedavisinde çığır açacakmış. Efendimiz bilim adamlarının bu buluşu hakkında ne buyurursunuz?
03.11.2002 tarihinde İstanbul'dan Burhan Yıldırım tarafından sorulmuştur
14 Acı biber kanser hücrelerini “boğarak” öldürüyormuş. Kırmızı acı biberin kanser hücrelerini oksijensiz bırakarak öldürebildiği saptanmış. Texas üniversitesi anderson kanser merkezinde yapılan araştırmada, acı biberde bulunan kapsaisin maddesinin benzeri olan resiniferatoxinin, insan deri kanseri hücrelerinin büyük bölümünü öldürebildiği gözlenmiş. Efendimiz bu konuda ne buyrursunuz?
15.09.2002 tarihinde İzmir'den Hami Bey tarafından sorulmuştur
15 Hintli bilim adamları, sarımsağın, kalp ameliyatı veya krizinden sonra, kalpte oluşabilecek yeni hasarlardan koruduğunu tespit etmişler. Hintli bilim adamları, sarımsakta bulunan antioksidanların, kandaki serbest radikallerin kalp hücrelerine saldırarak zarar vermesini önlediğini kaydetmişler. Efendimiz böyle bir şeyin olması mümkün müdür?
15.09.2002 tarihinde Denizli'den Kamuran Bey tarafından sorulmuştur
16 Fransa’nın batısındaki Nantes kentindeki bir üniversitede görevli bilim adamları Marc Tadie ile Roger Robert, ilk kez sinir hücrelerini doğrudan omuriliğe nakletmiş. Bu nakil sonrası sinir hücreleri omuriliğin hasarlı bölgelerinde de muazzam bir iyileşme sağlamış ve hasta birkaç kasını gerebilmeye başlamış. Efendimiz bu konuda ne buyurursunuz?
29.09.2002 tarihinde Aydın'dan Vedat Şimşek tarafından sorulmuştur
17 Bilim adamları, bu kez beyin tümörü-ne karşı ilginç ama etkili bir yöntem geliştirmiş. Berlin’deki Charite Üniversitesi’nde geliştirilen yeni yöntemle, kanserli hücrelerin ‘kaynatılarak’ buharlaştırılması mümkün hale gelmiş. Efendimiz bu konuda ne buyurursunuz? Değerli açıklamalarınızı bekleriz.
29.09.2002 tarihinde Adana'dan Ali Çevik tarafından sorulmuştur
18 Efendimiz külli,cüzi, ilahi irade konulu sohbetinizde,bir hücreden bir çocuğun bütün organlarının oluşmasının sebebinin, plesantadan gelen komutlar olduğunu anlatmıştınız. Komutların plesantadan alındığı konusunu doğru mu anladım Efendimiz? Eğer komutlar plesenta aracılığı ile hücreye veriliyorsa, yumurta ile çoğalan canlılarda bu durumu nasıl açıklamalıyız?
29.09.2002 tarihinde Ankara'dan Bir Bayan Dinleyici tarafından sorulmuştur
19 Bazı ciddi hastalıklarda, hücre özelleşmesi ve bölünmesi anormal olmaktadır. Kök hücreler sayesinde, özelleşme esnasındaki komplike olayların anlaşılmasıyla ölümcül hastalıkların önlenmesi mümkün olacaktır diye düşünülüyor. Bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız? Bu olayların bulunmasıyla plasentanın da bu konudaki rolü daha da iyi anlaşılacaktır diye düşünebilir miyiz?
04.08.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
20 Bir alman üniversitesinde geliştirilen yeni yöntemle, kanserli hücrelerin ‘kaynatılarak’ buharlaştırılması mümkün hale gelmiş. Geliştirilen yöntem, beynin derinliklerindeki kötü huylu kanser hücrelerinin mikroskobik parçacıklarla bulunup yok edilmesi prensibine dayanıyor.efendimiz cerrahi müdahalede bulunulamayan beyin tümörlerinin bu tedavi yöntemiyle sonuca ulaşılması mümkün müdür?
12.05.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
21 Hücrelerdeki büyüme için hücre zarındaki sinyal iletimi çok önemlidir. Bunun için hücre dışı sinyaller hücre zarındaki alıcılarla (receptor) tespit edilir ve hücre içi sinyallere dönüştürülür. Plasenta ile bebek arasındaki ilişkide hücrelerin gelişmesi için, bu tür olaylarında yeri olabilir mi? Plasentadan salgılanan başka tür maddelerin bu sinyallerin oluşmasında rolü olabilir mi?
12.05.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
22 University College London uzmanları, kolalı içecekler, kahve, çay ve çikolatada bol miktarda bulunan kafein ve teofilin maddelerinin, çeşitli hücrelerin çalışmalarında rol oynayan anahtar enzimin aktivitesini engelleyebildiğini belirlemişler. Efendimiz bilim adamlarının bu çalışmasını bizim için değerlendirir misiniz ?
25.08.2002 tarihinde Denizli'den Kemal Uzun tarafından sorulmuştur
23 İtalyan doktorlar dünyada ilk kez bir organı tümüyle vücuttan dışarı çıkarıp kanserden temizledikten sonra yeniden vücuda nakletmiş.teflon bir torba içine konan organa bor madeni atomları enjekte edilmiş, ardından da nötron ışınları bombardımana tutulmuş. Bu sayede fazla miktarda bor atomu içeren kanserli hücreler ölmüş. Efendimiz bu konuda ne buyurursunuz?
05.01.2003 tarihinde Antalya'dan Kemal Çağlayan tarafından sorulmuştur
24 L.A. Beyin Cerrahi Enstitüsündeki araştırmacılar kanser hücrelerini yok eden, ve sinir kök hücreleri tarafından yapılan bir protein bulduklarını yayınlamışlar. Tümör hücrelerinin kök hücreler tarafın-dan takip edildiği ve bu proteinleri kanser hücrelerinin üzerine boşaltarak, civardaki normal hücrelere zarar vermeden, bu hücreleri yok ettiği gözlenmiş. Bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
12.01.2003 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
25 Yeterli verici bulunamamasından, hastanın bozulmamış karaciğer hücreleri alınıp hücre kültürlerinde üretilip belirli sayıya ulaşınca,bu hücreler hastanın alınan karaciğer bölgesine yerleştirilip normal karaciğer boyutlarına ulaşabileceği düşünülmektedir. Bu amaçla hayvanlarda deneyler yapılmaktadır. Böyle bir şeyin mümkün olup olamayacağı konusundaki görüşlerinizi bize açıklar mısınız?
10.12.2001 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
26 California'daki Buck enstitüsü uzmanlarından Dr. Simon Melov, antikanserojen ilaçlar ile, mutasyona uğratılmış farenin yaşam süresi dört misli uzatmayı başardı. Dr. Melov, ilacın, vücudun tüm hücreleri tarafından üretilen ve enerji yakmak için kullanılan zorunlu toksit molekülleri sıfırladığını açıkladı. Muhterem Efendimiz, bu araştırmayı değerlendirir misiniz?
04.11.2001 tarihinde Adana'dan Fatih Bey tarafından sorulmuştur
27 ABD’nin Virginia eyaletinin blacksburg kentinde bulunan genetik teknolojisi araştırma merkezi bilim adamları, kurutulmuş bir insan hücresini 8 gün sonra yeniden haya- ta döndürmeyi başarmışlar. Bilim adamları bu büyük başarıya cynanobakterileri taklit ederek ulaştıklarını belirtmişler.Efendimiz bu konu hakkındaki eş siz görüşlerinizi bekleriz.
11.11.2001 tarihinde İstanbul'dan Ahmet Akar tarafından sorulmuştur