1 Sumo-4, değişime uğradığı taktirde ayar mekanizması bozuluyor, sitokin üretimi önemli ölçüde artıyor ve savunma maddeleri doğrudan doğruya pankreastaki ensülin üreten hücrelere yönlendirilmekteymiş. Lupus erythematodes gibi diğer otobağışıklık hastalıklarında etkili olabileceğini sanıyorlarmış ve bu nedenle şimdi genin bu hastalıklar üzerindeki rolünü araştırmaya başlamışlar. Ne buyurursunuz ?
09.08.2004 tarihinde İstanbul'dan Göksel Bayrak tarafından sorulmuştur
2 Uluslararası bir araştırma ekibi, genetik olarak değiştirilmiş bakteriler yardımıyla vücutta bulunan tümörlerin mavi-yeşil renkte parlamasını sağlamışlar. “Nature Biotechnology” dergisinde yayımlanan habere göre, fareler üzerinde yapılan deneylerde, çapı bir milimetreden daha küçük metastazlar bile görüntülenebilmiş. Bu konuyu açıklayabilir misiniz?
08.03.2004 tarihinde Bursa'dan Hulisi Aslan tarafından sorulmuştur
3 Pennsylvania Üniversitesi’nden Lee Sweeney, “büyüme faktörü-1”e yönelik gen taşıyan bir virüsü farelere enjekte ettiklerini, böylece, farelerde hedef aldıkları kasların hem hacim hem de güç olarak yüzde 15-30 arasında büyüdüğünü gözlemlediklerini açıklamış. Enjeksiyon, fareler bir egzersiz programına tabi tutularak uygulandığında ise kasların gücü ikiye katlanmış.Bu konuyu açıklar mısnız?
08.03.2004 tarihinde Bursa'dan Hulisi Aslan tarafından sorulmuştur
4 İlk kez kopya embriyolardan elde edilen kök hücreleri, öncü kas ve kıkırdak hücrelerine dönüştürülmüş. Üremeye yönelik kopyalamanın aksine tedavi amaçlı kopyalamada hedef, genetik açıdan özdeş embriyolar üretmek değil, embriyo dokularından üretilen kök hücreleri yalıtmakmış. Güney Kore’de gerçekleştirilen araştırmada bilim adamları 30 embriyodan ilk kez yaklaşık olarak 100 hücre elde etmiş.Bu konuyu değerlendirirmi misiz?
08.03.2004 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
5 Genetik Şifre Diye Tanımlanan Dna'nın Keşfinin 50'nci Yılında Bilim Adamla-Rı Yeni İlaç Ve Tedavi Yöntemlerinin Geliştirilmesi Yo-Lunda Dev Bir Adım Daha Atarak ‘‘İnsanın Genetik Ha-Ritasının Tamamını’’ Deşifre Etmişler. 2000 Yılında Kıs-Men Tamamlandığı Açıklanan İnsanın Genetik Harita-Sının Yüzde 99.999'u Çözülmüş. ‘‘Human Genome’’ Diye Adlandırılan Bu Proje Sayesinde Hastalıkların Tedavi-Si İçin Şimdiden 350'den Fazla Teşhis Testi, İlaç Ve Aşı Geliştirilmiş.Bilim Adamları, Gen Haritasının Deşifre Edilmesini, İnsanın Ay'a Ayak Basması Ve Tekerleğin İcadıyla Eş Tutuyorlar.
20.04.2003 tarihinde Ankaradan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
6 İnşallah. Amerikan Bilim Adamları, Genetik Yapı- Sını Değiştirdikleri Bir Virüs Yardımıyla Beyin Tümör-Lerini Parçalamayı Başarmışlar.
11.05.2003 tarihinde Ankaradan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
7 GENOME PRO-JESİ'NDE ELDE EDİLEN ÖNEMLİ BULGULARDAN BİRİ DE ERKEK GENLERİNDEKİ KALITIMSAL MUTASYONLARIN KADINLARA GÖRE İKİ KAT FAZLA OLDUĞUYMUŞ. ERKEKLERDEKİ BİR GENETİK BO-ZUKLUĞUN İLERİKİ KUŞAKLARA GEÇME RİSKİ KADINLARIN YA-RATTIĞI RİSKİN İKİ KATIYMIŞ. EFENDİMİZ İNSAN GENLERİNDE MEYDANA GELEN MUTASYONLARIN, DİYABETTEN ASTIMA, KAN-SERDEN KALP KRİZİNE KADAR UZANAN GENİŞ BİR YELPAZEDE TAM 1500 HASTALIĞA YOL AÇTIĞI BELİRLENDİ. YAKLAŞIK 30 KA-DAR GEN BU HASTALIKLARA YOL AÇIYOR. GENETİK ŞİFRENİN ÇÖ-ZÜLMESİYLE BİRLİKTE BU MUTASYONLARIN NEDEN HASTALIKLA SONUÇLANDIĞI ŞİMDİ DAHA İYİ ANLAŞILMAYA BAŞLANDI. BUNUN SONUCUNDA DA ŞU YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİNİN GELİŞTİRİL-MESİ BEKLENİYOR: EFENDİMİZ BU İKİ GELİŞME HAKKINDA NE BUYURURSUNUZ ?
16.03.2003 tarihinde ANKARADAN ORHAN ATAK tarafından sorulmuştur
8 ABD'Lİ BİLİMADAMLARI, FARELERE GEN NAKLİ YAPARAK ÖĞRENME KABİLİYETİNİ ARTIRMAYI BAŞARMIŞLAR.HAFIZASI ZAYIFLAYANLARA TAKVİYE YAPILACAKMIŞ. ARAŞTIRMAYI YÜRÜTEN DOÇ. DR. JOE Z. TSİEN, "ARAŞTIRMA, GENETİK MÜHENDİSLİĞİYLE ÖĞRENME KABİLİYETİNİN ARTIRILABİLECEĞİNİ, HATTA IQ TAKVİ-YESİ YAPILABİLECEĞİNİ GÖSTERİYOR" DEMİŞ. JOE Z. TSİEN, BE-YİN FONKSİYONLARINDA ÖNEMLİ BİR ROL OYNAYAN NR2B ADLI PROTEİNİN İŞLEVİNİN DEŞİFRE EDİLMESİYLE HAFIZA KAYBINA YOL AÇAN ALZHEİMER GİBİ HASTALIKLARA KARŞI YENİ TEDAVİ METODLARININ GELİŞTİRİLEBİLECEĞİNİ SÖYLEMİŞ. TEK RİSKİ,FELCE NEDEN OLMASI. ÇÜNKÜ HEM FELÇ, HEM DE ÖĞRENME KAPASİTESİ, BEYİNDEKİ AYNI MEKANİZMA TARAFINDAN DÜZENLENİYOR. NR2B SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE FELÇ RİSKİ ARTIYORMUŞ. EFENDİMİZ BU KONUYU BİZİM İÇİN DEĞERLENDİRİRMİSİNİZ?
02.03.2003 tarihinde BURSADAN BEKİR KINALI tarafından sorulmuştur
9 Pittsburgh Üniversitesi'nden araştırmacılar kalın bağır sak kanserlerinde önemli rol oynayan puma geni'ni bulduklarını açıklamışlar. Kanser hastalarında bu genin çalışmadığı, sonuçta kanser hücrelerinin kolay ölmediği ve tedaviye bu nedenle dirençli olduğunu gözlemişler. Bu gen kontrol edilebilirse kanser tedavisinde önemli ilerlemeler olacağını bildirmişler. Değerlendirir misiniz?
23.02.2003 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
10 Bilim adamları, kalıtımsal olduğu bilinen zeka geriliği ve epilepsiye neden olan yeni bir gen saptandığını açıklamışlar. Uzmanlar, elde ettikleri sonucu değerlendirerek risk grubunda önlem alınabilmesi için çalışmalar yapacaklarını da kaydetmiş. Efendimiz bu genetik buluşu bizim için değerlendirir misiniz ?
16.02.2003 tarihinde Bursa'dan Turhan Şimşek tarafından sorulmuştur
11 Teksas Üniversitesi Tarım Denetimleri bölümü uzmanları, arıların gen haritası üzerinde çalıştıklarını bildirmiş. X-kromozomlarındaki mutasyonun, turner sendromu, hemofili ve kleinfelter sendromu gibi hastalıklara yol açabildiği, bal arılarının gen haritasının çıkarılması ile bu tür rahatsızlıkların daha iyi incelenebileceği bildirilmiş. Efendimiz bu konudaki değerli açıklamalarınızı bekleriz.
02.02.2003 tarihinde Bursa'dan Resul İçlice tarafından sorulmuştur
12 NINDS'da yapılan çalışmada, kemik iliğinden bazı hücrelerin, büyük olasılıkla bunların kök hücreler olduğu düşünülüyor, beyine gidip sinir hücrelerini oluşturduklarını gözlemişler.Bu hücreleri kontrol etmenin bir yolu bulunursa beyin hücrelerinin harabiyete uğradığı felç, parkinson, ve nörolojik hastalıklarda tedavinin mümkün olabileceğini bildirmişler. bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
02.02.2003 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
13 Evrim iddiasında bulunanlar takdir ederler ki insanlar bu hayvanlardan daha gelişmiş ve farklıdırlar. O zaman nasıl oluyor da bu homeotik genler nerdeyse bir birinin aynı oluyor. Eğer evrim varsa bunlarında bu evrim süresince değişerek insanda farklı genler olması gerekirdi. Evrimi savunanlara ne kadar desteksiz konuştuklarını bu genetik ispatla söyleyebilir miyiz?
13.05.2001 tarihinde New York'tan Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
14 En büyük korkusu 3 boyutlu bir program olarak izletiliyormuş. Efendimiz bilim adamlarının uyguladığı bu program gerçekten insanların fobilerini yok edebilir mi? Fobilerin genetik olma ihtimali var mıdır? Fobi edinmeye neler sebep olabilir? Benim de daimi zikir çalışmalarımda şeytana her defasında mağlup olmamdan kendime olan güvenimi kayıp ettim. Bu fobimden nasıl kurtula bilirim ?
13.01.2002 tarihinde Bursa'dan Ruşen Çamdalı tarafından sorulmuştur
15 Efendimiz m.ö. 600 yıllarında elektrikli yılan balığı ile tedaviden yola çıkarak,teknolojinin gelmediği safhalarda bu veya bunun bir çok sistemimin çözümünü Allah-u Teala’nın doğaya yerleştirdiğini söyleye bilir miyiz ?
03.02.2002 tarihinde İstanbul'dan Tayfun Bilgin tarafından sorulmuştur
16 Genlerin regulasyondaki sinyallerin nasıl çalıştığını inşallah bize anlatır mısınız?
03.06.2001 tarihinde New York'tan Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
17 Genetik kopyalama ile dünyaya 5 domuz yavrusu getirilmiş ve bunların organlarının insan için kullanılması planlanıyor.Fakat insan vücudunun bunu kabul etmeyeceği düşünülüyor. Efendimiz hayvan organlarını insan vucudunu niçin reddediyor?Sizce bu gelişme sonuçlandırılabilir mi?
15.07.2001 tarihinde Denizli'den Semih Kardeşimiz tarafından sorulmuştur
18 Genetik konuda yapılan buluşların öneminin seviyesi konusunda bizleri aydınlatır mısınız? Gerçekten bu çalışmalar bahsedildiği ölçüde büyük başarı sağlayabilir mi?
15.07.2000 tarihinde İstanbul'dan Ufuk Aydın tarafından sorulmuştur
19 ABD’nin Virginia Eyaleti’nin Blacksburg kentinde bulunan genetik teknolojisi araştırma merkezi bilim adamları,kurutulmuş bir insan hücresini 8 gün sonra yeniden hayata döndürmeyi başarmışlar. Glikanın bu koruyucu özelliği nakillerde kullanılacak organlar ve kanlar soğutularak saklanmak zorunda kalmayacakmış. Efendimiz bilim adamlarımızın bu çalışması hakkında ne buyurursunuz ?
07.04.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
20 ABD’deki Boston Tıp Merkezi’nde görevli bilim adamı Thomas Perls, kardeşleri 100 yaşından fazla yaşayan 2 bin erkek ve kadın üzerinde araştırma yapmış ve ortalama 16-17 yıl daha fazla yaşadıkları ortaya çıkmış. Hadley, büyük bir ihtimalle çevrenin ve genetik özelliklerin önemli bir rol oynadığını söylemiş. Efendimiz uzun ömürlü olmak kalıtsal olabilir mi?
16.06.2002 tarihinde Denizli'den Muharrem Erbaş tarafından sorulmuştur
21 Tümörün nerden kaynaklandığı bulunamadığı durumlarda tümör hücrelerinin genetik yapılarını inceleyerek hangi organa ait olduğunu bulmak mümkün olabilir mi? Tümör hücrelerinin her ne kadar genetik yapısı bozulsa da orijinindeki yapısından bazı izler kalacağı düşünülebilir mi?
10.06.2001 tarihinde New York'tan Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
22 Efendimiz İngiliz bilim adamları, genetik değişime uğratılan sebze ve meyvelerin, canlıların bağışıklık sistemini çökerttiğini açıklamışlar. Başka ne gibi zararları olabilir? Sağlığımıza zararlı olan bu gıdalar sektörde neden bu kadar çok yaygın kullanılıyor?Ne gibi önlemler ala biliriz.
21.10.2001 tarihinde Denizli'den Mahmu Bey tarafından sorulmuştur
23 Olan Daniel Bradley evcilleştirilmiş hayvanlar üzerinde genetik araştırma yapmış. Çıkan sonuçlara göre bu hizmetimizde olan hayvanlar insanlar tarafından iki kez ehlileştirilmiş. Arada bir vahşi yaşadıkları dönem olmuş.Bu neye işarettir ?
24.02.2001 tarihinde Almanya'dan Emre Bey tarafından sorulmuştur
24 ABD’nin Virginia eyaletinin blacksburg kentinde bulunan genetik teknolojisi araştırma merkezi bilim adamları, kurutulmuş bir insan hücresini 8 gün sonra yeniden haya- ta döndürmeyi başarmışlar. Bilim adamları bu büyük başarıya cynanobakterileri taklit ederek ulaştıklarını belirtmişler.Efendimiz bu konu hakkındaki eş siz görüşlerinizi bekleriz.
11.11.2001 tarihinde İstanbul'dan Ahmet Akar tarafından sorulmuştur
25 Uzmanlar 14 numaralı kromozomun genetik kodunu çözerek bağışıklık sistemi ve 60’a yakın hastalıkla ilgili önemli ipuçları elde etmişler. araştırmaların Alzheimer, kanser, Usher Sendromu gibi hastalıkların sebeplerinin tespit edilmesi açısından önem taşıyormuş. efendimiz bu gelişme hakkındaki değerli açıklamalarınızı bekleriz.
05.01.2003 tarihinde Ankara'dan Tahir Bey tarafından sorulmuştur
26 Son yapılan araştırmalarda küçük RNA’ların değişik genleri kapatıp açtığı, gerekmeyen genleri DNA’dan çıkardığı ve kromozomların şekillerini ayarladığı bulundu. Bunlardaki bazı mutasyonların kansere yol açabileceği söylenmektedir. Bu küçük RNA’ların daha iyi anlaşılmasıyla bazı genetik bozuklukların ve kanserin ilerde tedavi edilebileceği düşünülmektedir. Konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
05.01.2003 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
27 Bilim adamları, hayvanlar üzerinde yaptıkları başarılı deneyler sonrasında, kalp krizi geçirmiş hastaların kalp kaslarını kendi kök hücreleriyle güçlendirerek,krizin tekrarlamasını önlemeyi umuyormuş. Bilim adamları kalp kasındaki doku tahribatının kök hücreler sayesinde gerilediğini belirtmiş. Efendimiz bu konuyu bizim için değerlendirir misiniz?
15.12.2002 tarihinde İstanbul'dan Tahsin Bey tarafından sorulmuştur
28 X kromozomunda zeka genlerinin yoğun olduğunu tespit eden bilim adamları,insanı erkek yapan y kromozomunun üzerinde bu genlerden bir tane bile bulamamış.Ulm Üniversitesi’nde görevli bilim adamı Horst Hameister,erkeklerin zeka seviyesinin bu neden-den dolayı kadınlardan daha aşağıda olduğunu ve ruhsal rahatsızlıklara daha meyilli olduklarını söylemiş. Efendimiz böyle bir şeyin olması mümkün müdür?
03.11.2002 tarihinde Denizli'den Rasim Mutlu tarafından sorulmuştur
29 ABD'li bilimadamları, vücutta kanserin ilerlemesini hızlandıran bir gen ailesi saptadıklarını açıklamışlar.Baltimore'daki John Hopkins üniversitesinde görevli bilimadamları,söz konusu keşfin,özellikle, kan kanseri, lenf bezi kanseri ile göğüs,akciğer ve prostat kanserinin tedavisinde yararlı olacağını düşündüklerini açıklamışlar.Efendimiz bu konuyu biz öğrencileriniz için değerlendirir misiniz?
03.11.2002 tarihinde Adana'dan Gazi Canlı tarafından sorulmuştur
30 Sinir hücrelerinde hasarlar olan farelerin,uygun hücrelerle birleştiğinde beyinlerindeki hasarın gelişmeye çok müsait olduğu ortaya çıkmış. Bebek, daha uteroda iken,gen tedavisi başlatılacakmış.Hücrelerdeki siper-kaynaklar,içerdikleri terapik proteinlerle beyinde mevcut bulunmayan ve rahatsızlıklara yol açan genetik kökenli rahatsızlıkları ortadan kaldırıyormuş.Efendimiz,değerlendirir misiniz?
03.11.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
31 Arjantinli bir grup bilim adamı, fosilleşmiş dinozor iliği üzerinde yaptıkları araştırma sonucu DNA molekülünün bozulmadan kalabildiğini saptamış. Efendimiz Arjantinli bilim adamlarının çalışmasını değerlendirir misiniz? Bilim dünyası şu anda "DNA " hakkında yeterli bilgiye sahip midir? "DNA’nın başka bilinmeyen yanları var mıdır ?
21.10.2002 tarihinde Adana'dan Harun Kayacı tarafından sorulmuştur
32 Zürich kentindeki İsviçre konfederasyonuna ait teknik yüksek okulda fareler üzerinde yapılan deneylerde, Phosphatase 1 (pp1) proteininin işlevi azaltıldığında, farelerin öğrendiklerini hatırlama yeteneğini kaybetmediği gözlemlenmiş. Efendimiz bilim adamlarının bu çalışması hakkında ne buyurursunuz? Unutkanlığımızı yok etmek için ne yapmamızı tavsiye edersiniz?
21.10.2002 tarihinde Adana'dan Harun Kayacı tarafından sorulmuştur
33 İnsanlarda da integraz yapan bir gen bulunmuş. yapılan denemede tedavi edici gen ve integrazı kodlayan gen verilmiş ve integraz tedavi edici geni gerekli yere yerleştirmiş. araştırmacıların amacı bu integrazı kontrol edip gerekli yerlere tedavi edici genleri yerleştirmek.inşallah bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
21.10.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
34 Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Osman İlhan, “ABD’de 300 bin, Türkiye’de 50 bin dolar olan kök hücre nakli, göbek kordonu bankası oluşturulması halinde büyük oranda düşecek” demiş. Efendimiz profesör İlhan'ın çalışması hakkında ne buyurursunuz? Türkiye’de bu tür ne gibi çalışmalar yapılmalıdır?
06.10.2002 tarihinde Denizli'den Mustafa Özler tarafından sorulmuştur
35 İsveçli bilim adamları kalp tedavisinde kök hücresi kullanmış. Huddinge üniversite hastanesinde yapılan operasyonda hastanın zayıf olan kalbi kemik iliğinden alınan kök hücresiyle tedavi edilmiş. Böylelikle hastanın kendisinden alınan kök hücresiyle tedavi tekniği ilk kez gerçekleşmiş oldu. Efendimiz İsveçli bilim adamlarının bu çalışması hakkında ne buyurursunuz?
15.09.2002 tarihinde Bursa'dan Kenan Çelik tarafından sorulmuştur
36 Amerikalı bilim adamları, gen terapisi tekniğini kullanarak biyolojik kalp ritim düzenleyici geliştirilmiş. Bilim adamları kemirgen cinsi kobaylar üzerinde yapılan araştırmanın, halen kalp ritmini kontrol etmek için kullanılan elektronik kalp ritmi düzenleyiciden daha ucuza mal olacak bir alternatif sunduğunu açıklamış. Efendimiz bu yeni gelişme hakkındaki değerli açıklamalarınızı bekleriz
15.09.2002 tarihinde İstanbul'dan Hakan Yıldırım tarafından sorulmuştur
37 Konlamanın kullanılabileceği diğer bir alanda “Therapeutic Cloning” yani tedavi amaçlı klonlama”dır. Binlerce transplant için sıra bekleyen hastanın hayatını kurtulacağı düşünülmektedir. Ayrıca bu organların daha taze olacağı ve uzun ömürlü olacağı düşünülmektedir. İnşallah bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
15.09.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
38 Bilim adamları ilk kez canlı laboratuar hayvanlarında bazı genlerin işlevini durdurmayı başarmışlar. Genlerin işlevinin azaltılması veya önlenmesi ile vücut için zararlı olabilen bazı proteinlerin salgılanması önlenebilecekmiş. Efendimiz bu genetik gelişme hakkında ne buyrursunuz?
22.09.2002 tarihinde Bursa'dan Adnan Bey tarafından sorulmuştur
39 Amerikan bilim adamları tedavi amaçlı klonlama için, ineğin kulağından bir hücre almışlar, DNA sı alınmış bir inek ovum hücresiyle birleştirmişler, gelişen kök hücreleri alıp, hücre kültürlerinde geliştirerek, inek böbreğine benzer organlar oluşturmuşlar. Yöntem insanlarda başarılı olursa birçok böbrek transplantasyonu bekleyen hastanın hayatının kurtulacağı bildirilmiş. Görüşleriniz nelerdir?
22.09.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
40 Tedavi amaçlı klonlamada,gelişen kök hücreleri alınıp,hücre kültürlerinde geliştirerek, bu organların transplantasyon amacıyla kullanılması düşünülmektedir. Yalnız anne karnında çok potansiyelli kök hücrelerden bir organın nasıl oluştuğuna dair bütün safhalar bilinmemektedir (ayrıntılar için tıklayın). İnşallah bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
29.09.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
41 ABD’deki Virgina üniversitesinden uzmanlar, bağışıklık sistemi hastalıklarına neden olan bir geni saptamış. Araştırmada, saptanan genin, histamin üzerinde reseptör rolü oynayan proteini etkileyerek, bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı dirençli olmasını önlediği gözlenmiş.bu konuda ne buyurursunuz?
04.08.2002 tarihinde Denizli'den Kenan Yıldız tarafından sorulmuştur
42 İngiliz bilim adamları, ana rahmindeki fetusa ilk 3 ayda uygulanacak gen tedavisiyle genetik hastalıkların önlenebileceğini öne sürmüşler. Efendimiz bilim adamlarının bu çalışmasıyla genetik hastalıkların önüne geçilebilir mi? Bu çalışma tüm genetik hastalıkları kapsar mı ?
04.08.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
43 Uluslararası bilim adamlarından kurulu bir grup, farenin gen haritasının yüzde 98’ini çözmeyi başarmış. Şimdiye kadar farenin gen haritasıyla ilgili en büyük çalışmayı gerçekleştiren uzmanlar, laboratuar hayvanları üzerinde yapılacak gen araştırmalarıyla insanlarda hastalıkların nasıl oluştuğunu saptamaya çalışacakmış. Efendimiz sizce genetik ilminin geldiği konum nedir?
11.08.2002 tarihinde Adana'dan Hami Yurt tarafından sorulmuştur
44 ABD’deki Virgina Üniversitesi’nden uzmanlar, bağışıklık sistemi hastalıklarına neden olan bir geni saptamış. Saptanan genin, histamin üzerinde reseptör rolü oynayan proteini etkileyerek, bağışıklık sisteminin hastalıklara karşı dirençli olmasını önlediği gözlenmiş. Bunun hastalıkların kontrolü açısından önemli olduğu kaydedilmiş. Efendimiz bu konuda ne buyurursunuz ?
11.08.2002 tarihinde İzmir'den Cenk Erdil tarafından sorulmuştur
45 Massachusetts General Hospital’dan araştırmacılar yeni bir hormon bulduklarını yazmışlar.Bu hormonun adı “Glucagonlike Peptide-1 (GLP-1)” ve özelliği pankreastaki kök hücreleri uyararak, bu hücrelerin beta hücrelerine dönüşmesini sağlamak... Bu gün şeker hastalığının komplikasyonları yüzünden birçok kişi genç yaşta hayatını kaybetmektedir.İnşallah bu konuyla ilgili görüşlerinizi açıklar mısınız?
11.08.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur
46 ABD’nin New Jersey eyaletinde Prof. Kiran Chada başkanlığındaki ekip, insanlığın fazla kilo sorununu tamamen ortadan kaldıracak bir yol bulduklarını açıklamışlar. Ekip bu sonuca şişmanlığa yol açan gen üzerindeki çalışmaları sonunda varmış. Söz konu su gen, aşırı yağlı gıdalar alındığında bu yağların depolanması için yeni hücre üretimini sağlıyor. Efendimiz,değerlendirir misiniz?
12.05.2002 tarihinde Aydın'dan Kemal Erdem tarafından sorulmuştur
47 Bilim adamları genetik mühendisliğiyle farelerin hücrelerini küçülterek, normal farenin üçte ikisi büyüklüğünde minik fareler geliştirmiş.Minyatür farelerin hücrelerinin de normalde olması gerekenden üçte bir oranında daha küçük olduğu gözlemlenmiş..Araştırmacılar bu deneyle, organların büyümesinin nasıl durduğunu aydınlatmayı umuyormuş. Efendimiz bu konu hakkında ne buyurursunuz?
12.05.2002 tarihinde Adana'dan Nuri Su tarafından sorulmuştur
48 Vücutta yağ depolanmasında rol oynayan SCD-1 geni yok edilen 2 kobay, birkaç hafta aşırı yağlı yiyeceklerle beslenmiş. Doktorlar, farelerde karaciğer ve diğer organlardaki dokularda da yağ depolanmadığını tespit etmişler.Bilim adamları, ileride SCD-1 genini devre dışı bırakacak bir ilacın geliştirilmesiyle insanlarda şişmanlık sorununun çözülmesini ümit ediyormuş.Efendimiz değerlendirir misiniz?
18.08.2002 tarihinde Denizli'den Fatma Hanım tarafından sorulmuştur
49 Alman ve İngiliz uzmanlar, FOXP2 adı verilen genin, konuşma için gerekli çene ve yüz hareketlerinde etkili olabileceğinin görüldüğünü söylemişler. Araştırmacılar, genin, “neden fareler ya da maymunlar konuşamazken insanların konuşabildiğini” açıklamaya yardımcı olduğunu belirtiyorlarmış. Efendimiz bu konuda ne buyurursunuz ? Bu genin konuşmayı sağladığını söyleyebilir miyiz?
18.08.2002 tarihinde Ankara'dan Orhan Atak tarafından sorulmuştur
50 Kök hücreleri ile ilgili Journal Of Cell Biology dergisinin mayıs sayısında fareler üzerinde yapılan kas hastalığıyla ilgili denemeyi anlatmışlar. Duchenne kas distrofisi denilen bu genetik hastalıkta kas hücrelerinin distrofin denilen, normal kas fonksiyonu için çok önemli olan proteini yapmalarında bozukluk vardır...(devamı için tıklayınız). İnşallah bu konudaki görüşlerinizi açıklar mısınız?
18.08.2002 tarihinde Serdar Demirci tarafından sorulmuştur